15.04.2020
Av. Melis DULKADİR
7226 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 25.03.2020 tarihinde kabul edilmiş ve 26.03.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Torba Kanun’un 49. maddesi ile 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 5 –
(1) 5 inci maddede tanımlanan ve 24/3/2020 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulur. Hükümlü tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan kısmını üç aylık sürenin bitiminden itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmediği takdirde alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenir. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir.
(2) Hükmün infazının durdurulması hâlinde ceza zamanaşımı işlemez.
(3) Bu madde uyarınca infazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.
(4) Bu madde uyarınca verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkilidir. Mahkemece bu madde uyarınca verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilir.
(5) Bu madde uyarınca verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir. İtirazın incelenmesinde İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenen itiraz usulü uygulanır.
(6) Bu madde hükümleri her bir suç için ancak bir kez uygulanabilir.
Öncelikle; ilgili düzenlemeden kimlerin faydalanabileceği durumu tartışmalıdır. Kanunun lafzından “Karşılıksız Çek Keşide Etme” suçunu 24.03.2020 tarihine kadar işlemiş ve bu sebeple mahkûm olmuş olanları kapsadığı anlaşılmakta ise de 24.03.2020 tarihinden önce karşılıksız işlemi yapılmış ancak yargılaması devam eden ve yahut henüz şikayet edilmemiş pandemi sürecinden sonra söz konusu fiil nedeniyle şikayet edilecek sanıkların durumunda boşluk bulunmaktadır. İlgili değişiklikte “mahkûm” ve “hükümlü” kavramları tercih edildiğinden, madde lafzından Geçici Madde 5’ten yalnızca hükümlülerin yararlanabileceği anlaşılmakta ise de yargılaması devam edenler hakkında ilgili maddenin uygulanıp uygulanmayacağı, geçici maddenin kaldırılıp kaldırılmayacağı ve pandemi sürecinden sonra yargılamalar sürecinde ve emsal kararlar neticesinde netleşecektir.
Öteki taraftan; Çek Kanunu’nda, kanunda olmayan hükümler için genel hükümlere atıf yapılmış ve Kanun’un birçok maddesinde Türk Ceza Kanunu maddelerinin uygulanması saklı tutulmuştur. Bu nedenle, Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gereğince de henüz kesinleşmemiş ve yargılaması sürmekte olan davalar için de uygulanacağı görüşü de bulunmaktadır.
24.03.2020 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek keşide etmek suçlarından dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, 26.03.2020 tarihi itibariyle durdurulmuş olup yalnızca ilgili suçtan ötürü ceza evinde bulunan mahkumlar 26.03.2020 tarihi itibariyle herhangi bir ödeme veya ödeme taahhüdü alınmaksızın tahliye edilmiştir.
Düzenleme doğrultusunda; hükümlü tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde çek bedelinin karşılıksız kalan kısmının %10’unu (onda birini) alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan %90’lık kısmın ise; üç aylık sürenin bitimi tarihinden itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödenmesi durumunda hüküm veren Mahkeme tarafından ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecektir.
Vadesi gelen taksitin ödenememesi halinde yalnızcabir defaya mahsus olmak üzere ödenmeyen taksitin en son taksit olarak eklenmesi şeklinde hükümlü lehine bir istisna getirilmiştir. Ancak, hükümlünün geriye kalan taksitlerden birini daha ödememesi halinde, alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek olup hükümlünün bir daha erteleme/ödememe hakkı kalmayacaktır.
Hükümlü, tahliyesinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının %10’unu (onda birini) alacaklıya ödemezse alacaklının şikâyeti ile yine hükmü veren Mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecektir.
İlgili düzenlemede infazın devamına karar verilmesi açıkça “alacaklının şikayetine” bağlandığından, mahkeme resen infazın devamına karar veremez. Alacaklı tarafından şikâyetin hükmü veren İcra Ceza Mahkemesi’ne yapılması gerekmektedir.
İlgili düzenleme ile birlikte, hükmün infazının durdurulduğu zaman zarfında ceza zamanaşımının işlemeyeceği de düzenlenmiştir. Eş deyişle; cezanın infaz zamanaşımı süresi maddede düzenlenen taksitlendirme süreci kadar uzayacaktır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 353/1. Maddesine göre; ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde İcra Mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde Asliye Ceza Mahkemesine, İcra Mahkemesi hâkimi ile Asliye Ceza Mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın Asliye Ceza Mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.