4 HAZİRAN 2020
Av. Tugay Umut KARAKUŞ
Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. Maddesine göre; tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. 2 yıllık süre hak düşürücü süredir. Bu durumda zarar gören, kendisine ödenen tazminatın gerçek zararını karşılamadığını düşünüyorsa açacağı bir dava ile yetersiz ödemenin iptali ve bakiye zararın ödenmesini talep edebilmektedir. Uygulamada sigorta şirketleri çoğunlukla zararı kendi aktüerlerine hesaplattıkları için düşük bir tazminat bedeli çıkmaktadır. Bu aktüerler Yargıtayın yerleşik hesaplama yöntemini kullanmadıkları için zarar görenin gerçek zararından daha aşağıda bir bedel ortaya çıkmaktadır. Sürücünün sigorta şirketi ile yapmış olduğu ibranameler bu talep hakkını ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk dairesi de 2019 / 4106 E. Ve 2019/ 12487 K. Sayılı ilamında bu durumu şöyle ifade etmiştir.. “anılan düzenlemeye göre, bu kanun’da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.” Ancak hesaplama sonucundaki karşılaştırmada yapılan ödemenin yeterli görülmesi durumunda açılan dava reddedilebilmektedir.